Endovasküler Cerrahi

Endovasküler cerrahi, damar hastalıklarının tedavisinde kullanılan modern ve minimal invaziv bir cerrahi yöntemdir. “Endo” kelimesi iç, “vasküler” kelimesi ise damar anlamına gelir. Bu yöntemde, cerrah damarların içine küçük kesilerden girerek özel kateterler, stentler ve balonlar aracılığıyla işlemler gerçekleştirir. Endovasküler cerrahi, hastaların geleneksel açık cerrahiye kıyasla daha hızlı iyileşmesini, daha kısa süre hastanede kalmasını ve daha az komplikasyon riskini mümkün kılar.
Endovasküler cerrahi, son 20 yılda teknolojik gelişmelerle birlikte damar cerrahisinde devrim yaratan bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Özellikle abdominal aort anevrizmaları, periferik arter hastalığı, karotis arter hastalığı ve varisler gibi damar rahatsızlıklarının tedavisinde oldukça etkili bir seçenektir.
Endovasküler Cerrahi İşleminin Avantajları
- Minimal İnvaziv Yaklaşım: Endovasküler cerrahi, geleneksel yöntemlere göre çok daha küçük kesilerle uygulanır. Cerrah, damarlara çoğunlukla kasık veya koldan girerek, işlem sırasında hastaya minimum fiziksel travma yaratır. Bu yöntem sayesinde enfeksiyon ve yara izi riski belirgin şekilde azalır.
- Hızlı İyileşme: Cerrahi işlemin minimal invaziv yapısından dolayı hastalar genellikle aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilir. Hastaların günlük yaşamlarına dönüşü daha hızlıdır ve komplikasyon olasılığı düşüktür.
- Azalmış Ağrı ve Rahatsızlık: Daha küçük kesilerle uygulandığı için cerrahi sonrası ağrı düzeyi oldukça düşüktür. Hastalar ameliyat sonrası dönemde çok daha rahat hissederler ve ağrı kontrolü kolaylaşır.
- Düşük Komplikasyon Riski: Endovasküler yöntemlerle yapılan cerrahide kanama, enfeksiyon ve komplikasyon riski oldukça düşüktür. Özellikle yaşlı ya da başka kronik hastalıkları olan hastalar için güvenli bir seçenek sunar.
Endovasküler Cerrahi ile Tedavi Edilen Hastalıklar
- Abdominal Aort Anevrizması (AAA): Abdominal aort anevrizması, karın bölgesindeki ana atardamarın genişlemesiyle ortaya çıkan ciddi bir durumdur. Bu hastalıkta, anevrizmanın patlama riski yüksektir ve hayati tehlike yaratabilir. Endovasküler yöntem ile anevrizmanın içine stent-greft adı verilen özel cihazlar yerleştirilir ve damarın genişleyen bölgesi desteklenerek patlama riski ortadan kaldırılır.
- Periferik Arter Hastalığı: Özellikle alt ekstremitelerde görülen damar tıkanıklığı, bacaklarda ağrı, yürüme güçlüğü ve doku kaybına neden olabilir. Endovasküler yöntemler sayesinde balon anjiyoplasti ve stent uygulaması yapılarak tıkalı damarlar açılır ve kan dolaşımı normale döner.
- Karotis Arter Hastalığı: Karotis arterlerin daralması veya tıkanması, beyine giden kan akışını azaltır ve felç riskini arttırır. Endovasküler yöntemle uygulanan karotis arter stentlemesi, arterlerdeki tıkanıklıkları güvenli bir şekilde giderir ve kan akışını normale döndürür.
- Varis Tedavisi: Endovasküler lazer veya radyofrekans ablasyonu, varis tedavisinde yaygın olarak kullanılan minimal invaziv yöntemlerdir. Bu teknikler, varisli damarın iç yüzeyini özel enerjilerle kapatarak sorunu hızlı ve etkili bir biçimde çözer.
Endovasküler Cerrahi İşleminin Uygulanışı
Endovasküler cerrahi, genellikle anjiyografi cihazlarıyla donatılmış özel laboratuvarlarda gerçekleştirilir. Cerrah, işlem sırasında X ışını kullanarak damarın içine yönlendirme yapar ve özel kateterler aracılığıyla hedef bölgeye ulaşır. İşlem sırasında hasta genellikle sedasyon ya da lokal anestezi ile rahattır ve ağrı hissetmez. İşlemin tamamlanması genellikle 1-2 saat sürer.
İşlem sonrasında hasta kısa süreliğine gözlem altında tutulur ve genellikle aynı gün veya ertesi gün taburcu edilir. Cerrahi sonrası takip, iyileşmenin değerlendirilmesi ve potansiyel komplikasyonların erken teşhisi açısından önemlidir.
Endovasküler Cerrahi Sonrası Bakım ve Takip
Endovasküler cerrahi sonrası hastalar, hekimlerinin önerdiği ilaçları düzenli kullanmalı ve yara bakımına dikkat etmelidir. Özellikle işlem bölgesinde herhangi bir kanama, şişlik veya enfeksiyon belirtisi fark edildiğinde hemen hekime başvurulmalıdır.
Ayrıca, hastaların düzenli olarak kontrole gitmesi ve rutin görüntüleme tetkiklerini yaptırması gerekir. Bu kontroller, tedavi edilen damarın durumunu izlemek ve gerekirse ek müdahaleleri belirlemek açısından önemlidir.
Endovasküler cerrahi, damar hastalıklarının tedavisinde hasta konforunu ve tedavi etkinliğini büyük ölçüde artıran çağdaş bir yöntemdir. Teknolojideki ilerlemeler sayesinde bu yöntem, damar cerrahisi alanında giderek daha geniş uygulama alanları bulmakta ve hastalar için güvenli, hızlı ve etkili tedavi seçenekleri sunmaktadır.